İngilizce düzensiz fiiller (irregular verbs), geçmiş zamanı «-ed» eki alarak değil, her biri kendine has şekilde oluşturan fiillerdir: go — went — gone, write — wrote — written. Bu fiillerin üç formu (V1, V2, V3) vardır ve hepsini ezberlemek gerekir. Bu sayfada, en çok kullanılan 50 fiilin çeviri ve okunuşlarıyla birlikte değişim türlerine göre gruplandırılmış tablosunu, ikinci ve üçüncü formların nerede kullanıldığını, sık yapılan hataları ve kendinizi hemen test edebileceğiniz interaktif bir alıştırma bulacaksınız.
İngilizcede düzenli ve düzensiz fiiller: fark nedir
Her İngilizce fiilin üç temel formu vardır: yalın hali (sözlükte bulunan), geçmiş zaman hali ve ortaç hali. Tek soru, ikinci ve üçüncü formların nasıl oluşturulduğudur.
Düzenli fiiller (regular verbs) tahmin edilebilir davranırlar: her iki form da aynıdır ve tek bir yöntemle, yani -ed takısı eklenerek oluşturulur.
Düzensiz fiiller (irregular verbs) dilin eskileridir. Köklerindeki sesli harf değişimi (sing — sang — sung) veya özel bir ek (buy — bought) gibi antik oluşturma yöntemlerini korumuşlardır. Formu hesaplamanızı sağlayacak bir kural yoktur; tabloya bakıp ezberlenirler.
En kötüsü ise, düzensiz fiillerin dilin en çok kullanılan kelimeleri olmasıdır. be, have, do, go, say, make konuşmada diğerlerinden daha sık geçer, bu yüzden onlardan kaçınmak imkansızdır. Ancak sürekli karşınıza çıkacakları için kısa sürede kendiliğinden akılda kalacaklardır.
play — played — played
go — went — gone
Fiilin üç hali: V1, V2 ve V3
Formları numaralandırmak adettendir; tablolarda ve sözlü anlatımlarda tam olarak bu sırayla yazılırlar. Aşağıda her formun ne anlama geldiği ve hangi cümlede kullanıldığı açıklanmıştır.
En sık hata yapılan iki kuralı özellikle ezberleyin:
- did, didn’t ve will kelimelerinden sonra fiil birinci halindedir: Did you see it? (Did you saw it? değil) — did zaten geçmiş zamanı gösterir;
- have, has, had kelimelerinden sonra ise tam tersi, sadece üçüncü hal kullanılır: I have seen it.
Zamanların kendisi hakkında daha fazla bilgi için Past Simple ve Present Perfect konularına bakabilirsiniz; burada önemli olan sadece hangi fiil formunun kullanıldığıdır.
Did you write?
The letter was written.
Çeviri ve okunuşlarıyla İngilizce düzensiz fiiller tablosu
Aşağıdaki tabloda en sık kullanılan 50 düzensiz fiil yer almaktadır. Alfabetik değil, gruplar halinde sıralanmışlardır: grup içinde formlar aynı modele göre değişir, bu şekilde öğrenmek çok daha kolaydır: elli ayrı kelime yerine dokuz anlaşılır şema elde edersiniz.
Satırı nasıl okumalısınız: önce tire ile ayrılmış üç form (V1 — V2 — V3), altlarında okunuşları, sağda ise çevirisi. Grubun başlığındaki harfler değişim şemasını gösterir: A — A — A — üç form da aynı, A — B — B — ikinci ve üçüncü aynı, A — B — A — birinci ve üçüncü aynı, A — B — C — üçü de farklı.
| Üç form: V1 — V2 — V3 | Çeviri |
|---|---|
| 1. Üç form da aynıA — A — A | |
| put — put — put[pʊt] | koymak |
| cut — cut — cut[kʌt] | kesmek |
| let — let — let[let] | izin vermek |
| hit — hit — hit[hɪt] | vurmak |
| cost — cost — cost[kɒst] | mal olmak |
| read — read — read[riːd — red — red] | okumak |
| 2. İkinci ve üçüncü aynı, sonunda ‑t varA — B — B | |
| send — sent — sent[send — sent — sent] | göndermek |
| build — built — built[bɪld — bɪlt — bɪlt] | inşa etmek |
| spend — spent — spent[spend — spent — spent] | harcamak |
| keep — kept — kept[kiːp — kept — kept] | saklamak, tutmak |
| sleep — slept — slept[sliːp — slept — slept] | uyumak |
| feel — felt — felt[fiːl — felt — felt] | hissetmek |
| leave — left — left[liːv — left — left] | ayrılmak, bırakmak |
| mean — meant — meant[miːn — ment — ment] | anlamına gelmek |
| 3. ‑ought ve ‑aught sonlarıA — B — B | |
| buy — bought — bought[baɪ — bɔːt — bɔːt] | satın almak |
| bring — brought — brought[brɪŋ — brɔːt — brɔːt] | getirmek |
| think — thought — thought[θɪŋk — θɔːt — θɔːt] | düşünmek |
| teach — taught — taught[tiːtʃ — tɔːt — tɔːt] | öğretmek |
| catch — caught — caught[kætʃ — kɔːt — kɔːt] | yakalamak |
| 4. i — a — u değişimiA — B — C | |
| begin — began — begun[bɪˈɡɪn — bɪˈɡæn — bɪˈɡʌn] | başlamak |
| drink — drank — drunk[drɪŋk — dræŋk — drʌŋk] | içmek |
| sing — sang — sung[sɪŋ — sæŋ — sʌŋ] | şarkı söylemek |
| swim — swam — swum[swɪm — swæm — swʌm] | yüzmek |
| ring — rang — rung[rɪŋ — ræŋ — rʌŋ] | çaldırmak |
| 5. ‑en ile biten üçüncü formA — B — C | |
| take — took — taken[teɪk — tʊk — ˈteɪkən] | almak |
| give — gave — given[ɡɪv — ɡeɪv — ˈɡɪvn] | vermek |
| eat — ate — eaten[iːt — eɪt — ˈiːtn] | yemek |
| write — wrote — written[raɪt — rəʊt — ˈrɪtn] | yazmak |
| speak — spoke — spoken[spiːk — spəʊk — ˈspəʊkən] | konuşmak |
| break — broke — broken[breɪk — brəʊk — ˈbrəʊkən] | kırmak |
| choose — chose — chosen[tʃuːz — tʃəʊz — ˈtʃəʊzn] | seçmek |
| forget — forgot — forgotten[fəˈɡet — fəˈɡɒt — fəˈɡɒtn] | unutmak |
| 6. ‑ew ile biten ikinci, ‑own ve ‑awn ile biten üçüncü formA — B — C | |
| know — knew — known[nəʊ — njuː — nəʊn] | bilmek |
| grow — grew — grown[ɡrəʊ — ɡruː — ɡrəʊn] | büyümek |
| throw — threw — thrown[θrəʊ — θruː — θrəʊn] | atmak |
| fly — flew — flown[flaɪ — fluː — fləʊn] | uçmak |
| draw — drew — drawn[drɔː — druː — drɔːn] | çizmek |
| 7. Birinci ve üçüncü aynıA — B — A | |
| come — came — come[kʌm — keɪm — kʌm] | gelmek |
| become — became — become[bɪˈkʌm — bɪˈkeɪm — bɪˈkʌm] | olmak |
| run — ran — run[rʌn — ræn — rʌn] | koşmak |
| 8. En sık kullanılanlar: üç form da farklıA — B — C | |
| be — was / were — been[biː — wɒz / wɜː — biːn] | olmak |
| do — did — done[duː — dɪd — dʌn] | yapmak |
| go — went — gone[ɡəʊ — went — ɡɒn] | gitmek |
| see — saw — seen[siː — sɔː — siːn] | görmek |
| 9. En sık kullanılanlar: ikinci ve üçüncü aynıA — B — B | |
| have — had — had[hæv — hæd — hæd] | sahip olmak |
| make — made — made[meɪk — meɪd — meɪd] | yapmak, oluşturmak |
| get — got — got*[ɡet — ɡɒt — ɡɒt] | almak, elde etmek |
| say — said — said[seɪ — sed — sed] | söylemek |
| find — found — found[faɪnd — faʊnd — faʊnd] | bulmak |
| tell — told — told[tel — təʊld — təʊld] | anlatmak |
Düzensiz fiiller nasıl okunur: okunuş ve tuzaklar
Düzenli fiillerin okunuşu tahmin edilebilirdir: kök yerinde kalır, sadece ek değişir. Düzensiz fiillerde ise kökün kendisi değişir, yazılış ve okunuş genellikle birbirinden ayrılır. Bu nedenle formu harflere bakarak tahmin etmek yerine, hemen sesli olarak ezberlemek ve okunuşuna bakmak daha iyidir. En sık düşülen üç tuzak aşağıdadır.
İngilizcede kaç tane düzensiz fiil var
Kesin bir sayı yoktur; neyi saydığınıza bağlıdır.
- Tam akademik listeler 470'e kadar fiil içerir, ancak bunların çoğu nadir veya eskimiş kelimelerdir.
- Sıradan sözlükler ve kaynaklar yaklaşık 200 tane verir.
- Okul müfredatı tüm yıllar boyunca 100–150 fiillik bir listeyle yetinir.
- 5–6. sınıfta yaklaşık 50 tane öğrenilir; yukarıdaki tabloda toplananlar bunlardır.
Önemli olan, sıklığın çok dengesiz dağılmış olmasıdır. Birkaç düzine fiil, düzensiz fiile ihtiyaç duyulan durumların büyük çoğunluğunu karşılar. Listenin tamamını ezberlemek anlamsızdır: nadir fiiller okuma yaptıkça kendiliğinden öğrenilir.
Bu arada, düzensiz fiiller listesi genişlemez: dile giren tüm yeni kelimeler (to google, to download gibi) düzenli olur. Zamanla düzensiz fiillerin sayısı azalır bile.
Düzensiz fiiller nasıl hızlı öğrenilir
Listeyi alfabetik olarak ezberlemek en uzun yoldur. Daha iyi çalışan yöntem:
- Gruplar halinde öğrenin. Grup içinde aynı model geçerlidir ve hafıza ona tutunur: sing — sang — sung'ı hatırladığınızda, ring — rang — rung hemen aklınıza gelir.
- Günde 5–7 fiillik porsiyonlar halinde. Beyin tek seferde daha fazlasını tutamaz, ancak günlük porsiyonlarla iki haftada tüm okul minimumunu tamamlarsınız.
- Üç formu da tekerleme gibi arka arkaya sesli söyleyin. «take — took — taken» zinciri kelime kelime değil, ritimle akılda kalır.
- Her yeni formla hemen bir cümle kurun — kendiniz ve gününüz hakkında. Canlı bir cümleden gelen kelime, tablodaki bir satırdan çok daha uzun süre hafızada kalır.
- Eski porsiyonlara geri dönün bir gün sonra, sonra üç gün sonra, sonra bir hafta sonra. Aralıklı tekrar, arka arkaya bir saat ezberlemekten daha çok işe yarar.
- Okumayın, kendinizi test edin. Okunan tablo «bunu biliyorum» gibi yanıltıcı bir his yaratır. Gerçek test, formu kendinizin hatırlaması gerektiği zamandır: ikinci ve üçüncü formları elinizle kapatın veya aşağıdaki alıştırmayı yapın; içinde yukarıdaki tabloda olmayan fiiller özellikle seçilmiştir.
Örneklerle analiz: hangi form kullanılmalı
Örnek 1. Geçmiş zamanda ikinci form
Görev: Last summer we ___ (swim) in the lake.
Adım 1. Last summer (geçen yaz) ifadesi geçmişteki bitmiş bir eylemi gösterir → basit geçmiş zaman, yani ikinci form gerekir.
Adım 2. Fiilin düzensiz olup olmadığını kontrol ediyoruz. swim düzensiz fiiller tablosunda var, «i — a — u» grubu: swim — swam — swum. swimmed diye bir form yoktur.
Adım 3. Orta formu yani swam'ı alıyoruz.
Cevap: Last summer we swam in the lake. — Geçen yaz gölde yüzdük.
Örnek 2. has'den sonra üçüncü form
Görev: She has ___ (break) her phone.
Adım 1. Boşluktan önce has var — bu kesin bir sinyal: fiil ne olursa olsun mutlaka üçüncü form gelmeli.
Adım 2. break — broke — broken. İkinci form olan broke burada uymaz: She has broke — hata.
Adım 3. Son formu yani broken'ı koyuyoruz.
Cevap: She has broken her phone. — Telefonunu kırdı (ve hala kırık).
Örnek 3. did'den sonra sadece birinci form
Görev: ___ you ___ (bring) the book?
Adım 1. Bu geçmiş zamanla ilgili bir soru, yani yardımcı fiil olan Did ile başlıyoruz.
Adım 2. Burada bir tuzak var. bring düzensiz bir fiildir (bring — brought — brought) ve eliniz hemen brought yazmaya gider. Ancak did zaten geçmiş zamanı üzerine aldı, bu yüzden fiil yalın halde kalır.
Adım 3. Birleştiriyoruz: Did + you + bring.
Cevap: Did* you bring the book? — Kitabı getirdin mi? ❌ Yanlış: Did you brought the book?*
Düzensiz fiillerle sık yapılan hatalar
-
Düzensiz fiile -ed eklemek: ❌ goed, buyed, thinked, teached.
-ed takısı sadece düzenli fiiller içindir. Düzensizlerde form tablodan alınır: ✅ went, bought, thought, taught.
-
have / has'den sonra ikinci form kullanmak: ❌ I have wrote a letter. He has went home.
have / has / had'den sonra sadece üçüncü form gelir: ✅ I have written a letter. He has gone home.
-
did veya didn’t ile birlikte ikinci form kullanmak: ❌ Did you saw it? I didn’t took it.
Cümlede geçmiş zaman bir kez gösterilir — did aracılığıyla. Fiil yalın haline döner: ✅ Did you see it? I didn’t take it.
-
Benzer fiiller olan lie ve lay'i karıştırmak ve başkasının formunu almak.
Bunlar üç farklı fiildir: lie (uzanmak) — lay — lain; lay (koymak) — laid — laid; lie (yalan söylemek) ise düzenli bir fiildir: lied — lied. Dikkat edin: lay hem lie'ın geçmiş zamanı hem de başka bir fiilin yalın halidir.
-
be ile ilgili hatalar: ❌ They was at home. I have was there.
be fiilinin geçmiş zamanda iki formu vardır: was — I, he, she, it için; were — you, we, they için. Üçüncü formu ise kendine hastır — been: ✅ They were at home. I have been there.
-
Üç form da aynı yazıldığı için read fiilini düzenli sanmak.
Düzensizdir: düzenli olsaydı readed olurdu. Fark yazılışta değil, okunuştadır: read [riːd] — read [red] — read [red]. Formu sadece cümlenin geri kalanından anlayabilirsiniz.
Sorular ve cevaplar
İngilizcede düzensiz fiiller nedir?
İkinci ve üçüncü formları -ed takısıyla değil, kendine has şekilde oluşan fiillerdir: genellikle kökteki sesli harf değişimi (sing — sang — sung) veya özel bir ek (buy — bought — bought) ile. Bu fiillerin üç formu da tablodan ezberlenir.
Düzenli fiiller düzensizlerden nasıl ayrılır?
Düzenli (regular) fiillerin ikinci ve üçüncü formları aynıdır ve -ed eklenerek oluşur: work — worked — worked. Düzensizlerin (irregular) her birinin formu kendine hastır: go — went — gone. Formu kelimenin dış görünüşünden tahmin etmek imkansızdır.
Kaç tane düzensiz fiil ezberlemek gerekir?
Tam listelerde 470'e kadar, sıradan kaynaklarda yaklaşık 200, okul müfredatında 100–150 tane vardır. Ancak pratikte en sık kullanılan 50–60 tanesi yeterlidir: konuşmadaki ve okul alıştırmalarındaki durumların çoğunu karşılarlar. Geri kalanı okuma yaptıkça öğrenilir.
Fiilin ikinci formu ne zaman, üçüncü formu ne zaman gereklidir?
İkinci form (V2) olumlu cümlelerde basit geçmiş zamandır: I saw him yesterday. Üçüncü form (V3) ortaçtır, have, has, had'den sonra (I have seen him) ve edilgen çatıda be'den sonra (the letter was written) gereklidir. did, didn’t ve will'den sonra ise birinci form kullanılır.
Bir fiilin düzensiz olduğunu nasıl anlarım?
Dış görünüşünden — hiçbir şekilde: kelimenin kendisinde bir işaret yoktur, sözlüğe veya tabloya bakmak gerekir. İki ipucu vardır. Günlük hayattan eski kısa kelimeler (yemek, içmek, gitmek, almak) genellikle düzensizdir, yeni ve ödünç alınan kelimeler (to google, to download) ise her zaman düzenlidir.
read fiilinin üç formu neden aynı yazılır?
Yazılışları gerçekten aynıdır ama okunuşları farklıdır: read [riːd] — read [red] — read [red]. Sesli harf değişimi okunuşta korunmuş, yazılış ise zamanla eşitlenmiştir. Formu sadece cümlenin geri kalanından anlayabilirsiniz.